Beş Hazret Ek Notları

Nisan 4, 2020

Beş Hazret Ek Notları

Beş Hazret Ek Notları 1- Rahmân: 29. 2- Hiç bir madde önceki suretinde veya şeklinde tekrar gelemez. Çünkü aksi hâlde ilâhî zâta aciz izâfe edilmiş olur. […]
Nisan 4, 2020

Yedi Ruhsal Yükseliş Ek Notları

Yedi Ruhsal Yükseliş Ek Notları “Bir kere de ben onu sevdim mi artık ben o kulumun işittiği kulağı, göreceği gözü, şiddetle kavrayacağı eli ve yürüyeceği ayağı […]
Nisan 4, 2020

Giriş – Ek Notlar

Ek Notları 1- Brahma, Arap alfabe harflerinden “elif, vav, mim” harfleriyle deyimlenir. Bu üç harften ibaret deyim, hem yüksek (Âlî) hem de alçak (Süflî) Brahma’ya işarettir […]
Şubat 29, 2020

X. Sonuç

A VAHDET-Î VÜCÛD’UN İÇ YÜZÜ “Lâ mevcûde illâ Huu!”1 demek, Allah’tan başka mevcut yok de­mektir. Asıl maksut da ancak odur. Âriflerin “Ya Maksut!”, “Ya Mevcut!” sözleri […]
Şubat 29, 2020

IX. İnsan İçinde Bulunduğu Zamana Göre Ve İlâhî Hüviyyeti İle Yaşamalıdır

İnsanlar, bulundukları zamana uygun yaşamalıdırlar. Bu zâten zorunlu bir keyfiyettir ve zamana uygun yaşamamak imkânsızdır. Zamana uygun yaşamanın yani hayatını akıl kurallarına uydurmanın insanlar için pek […]
Şubat 29, 2020

VIII. Kulun Allah’a Muhabbeti Allah’ın Kula Muhabbetinden Ötürüdür

Allah, insan suretindeki varlığa kendi küllî ruhundan nefh etmiş­tir. Bu konuda şu âyete işaret edebiliriz: “Ben insana kendi ruhumdan nefh ettim” Bu sebeple Hakk, özlem sahibi […]
Şubat 29, 2020

VII. Sevgi Hareketi Yalnız Şehvete Münhasır Değildir

Sevgi hareketi halkın zannettiği gibi yalnız şehvete münhasır değil­dir. Meselâ öldürülme de sevgi hareketindendir, öldürenin kaçması da sevgi hareketindendir. Öldürenin kaçışı dış görünüşte korkudan ötürüdür ama […]
Şubat 29, 2020

VI. Fark, Devran, Nisbet Aşkın Sonucudur

Farka, devrana ve nisbetlere sebep hep aşktır. Pratik hayatta büyük bir önem taşıyan Ahlâk meselesi de ona dayanır. Allah zâtı, ulûhiyyeti bakımından Ahlâktan da münezzeh olmakla […]
Şubat 29, 2020

V. Küntü Kenz… Sırrı Her Ân Zuhur Etmektedir

Her şeyde, her zerrede bütün âlemlerin mevcut olduğunu yukarıda çeşitli yerlerde açıklamıştık ve: “Ben bir gizli hazine idim, bilinmek is­tedim ve bilineyim diye bu mahlûkatı yarattım” […]